Month: Haziran 2022

Haz22

Gök Medrese, Türk mimarisinin ve süsleme sanatının birlikte görülebildiği en önemli yapılardandır. Yapının çeşitli bölümlerindeki yazıtlardan IV. Kılıçaraslan‘ın oğlu III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde Vezir Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından, 1271 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır.

Gök Medrese’nin, mermer taş kapısı, ışık-gölge oyununu yaşatacak denli zengin bir görünüme sahiptir. Yapı, açık avlulu, dört eyvanlı, iki katlı plan özelliğine sahiptir. Yapıldığı tarihten itibaren dini ilimlerin tahsil edildiği medrese olarak hizmet verdiği bilinen bina 1926 yılında müzeye dönüştürülmüştür.

Kaynak: Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Haz21

Konağın girişinin üstündeki köşk kısmı ile konağın önündeki çeşme 1815 yılında Benderli Ali Ağa tarafından yapılmıştır. Konağın diğer kısımlarının bu tarihe yakın bir zamanda yapılmış olduğu söylenebilir. Osmanlı Dönemi’nde, bilhassa 17 ve 18’inci yüzyıllarda konağın müştemilatının daha fazla olduğu bilinmektedir. O dönemlerde yazlık ve kışlık odalar, mutfak, kiler, çardak, yolcular için misafirhane (han), anbar, iki ahır, samanlık, kapıcı odası, fırın ve çeşme ile avlu ve bahçesi bulunuyordu. Günümüze ulaşan kısmı Sivas Belediyesi tarafından restore edilen konak eski ihtişamına kavuşturulmuş olup, Susamışlar’ın (Mehmed Nuri Susamış ve oğulları) adına izafeten Susamışlar Konağı olarak adlandırılmıştır.

Kaynak: Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Haz21

Taç kapının hemen üzerinde üç yönden akan yazıttan medresenin, İlhanlı Veziri Sahip Şemseddin Mehmet Cüveyni tarafından 1271/1272 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Yapının günümüze ulaşan tek özgün yanı, Anadolu’nun en yüksek taç kapısına sahip görkemli ön cephesidir. Taç kapı üzerinde yükselen iki minare ise adeta Sivas’ın sembolü olmuştur. Anadolu’da yapılmış en abidevi medreselerden biri olup, Dârü’l-hadis adıyla da bilinir. İki katlı, dört eyvanlı bir yapıdır. Taç kapının üzerindeki tuğla minareler çini bezemelidir. Bitkisel ve geometrik motiflerle süslü taşkapı ile yanlarındaki mukarnaslı nişler yapıya hareketli bir görüntü kazandırmıştır. Köşelerde yivli yarım kuleler vardır. Halen sağlam durumda olup ziyarete açıktır.

Kaynak: Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Haz20

Zara’ya 26 kilometre uzaklıktaki göl ve çevresi yöre halkı tarafından sıklıkla ziyaret edilen mesirelerdendir. Kayıkla gezilerin yapıldığı gölün çevresinde dinlenme tesisleri bulunmaktadır. Gölde dalış sporu için imkanlar sağlanmıştır. Gölün yüzölçümü yaklaşık 5 kilometrekare, deniz seviyesinden yüksekliği 1295 metredir. Sivas’ın en büyük gölüdür ve içinde iki ada bulunmaktadır. Gölün çok büyük bölümünde derinlik 4-10 metre arasındadır. Hem dibindeki kaynaklardan, hem de yöredeki sulardan beslen gölün, suyu kireçli ve tuzludur. İçerisinde 17 çeşit balık yetişen nadir göllerden biridir. Tödürge Gölü çevresinde izlenebilen kuşlardan bazıları şunlardır; Tepeli Batağan, Kızılı Boyunlu Batağan, Leylek, Angut, Kılördek, Karaçaylak, Deniz Kartalı, Saz Delicesi, Turna, Uzunbacak, Kızılbacak, Sumru, Macar Ördeği, Sarı Başlı Kuyruksallayan.

Kaynak: Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Haz20

Hafik ilçe merkezinin kuzeybatısındaki bu gölün alanı yaklaşık 1 km² dir. Derinliği ortalama 6 m olan göl, dipten kaynayan sularla beslenmektedir. Fazla suları Kızılırmak’a akan göl, yörenin önemli mesirelerinden biridir. Büyük Göl’deki (Hafik Gölü) Pılır Höyük’te sondaj niteliğinde yapılan kazı sırasında, göl tabanına çakılmış ahşap direkler üzerinde göl evlerinin varlığı tespit edilmiş ve yerleşmenin Neolitik, Kalkolitik ve İlk Tunç Çağı’na dayandığı sonucuna varılmıştır. Pılır Höyük daha önce İsviçre’deki Zürih Gölü ile Alp göllerinde birçok örneği keşfedilen ve Palafit adı verilen göl evleri türündeki yerleşim tarzının ülkemizdeki tek örneğidir.

Kaynak: Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Haz20

3. Murad’ın veziri Sivas Valisi Ali Beyoğlu Mahmud Paşa tarafından 1580 yılında yaptırılmıştır. Kare planlı, tromp geçişli kubbesi dıştan onikigen tambur ve üzerinde onaltıgen kasnaklıdır. Caminin beden duvarlarıyla, kasnak tamburu kesme taştan ve mermerden yapılmıştır. Mihrabı ve minberi mukarnas süslemelidir.

Kaynak: Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü